31 Ocak 2010 Pazar

ah benim hiçbirşeyim, iyi ol. .

suskun bir çocuk gibi bulutlarını kabartmış gidiyorsun benim kentimden.
yine tanımadığım o adam olucaksın elbette..
sen herşeyini çok önceden tanıdığın o kadın için yaparken burda kadın olmamış bir kadın kalacak sonunda ve ben çoktan kozasının içine düğümlenmiş bir tırtılın içinden çıkan renkli bir kelebek gibi gökyüzüne yüksalaceğim ..
kendime bir bulut seçip güneşi seyrederek kanatlarımı düşüreceğim senn bulutlarına..
ve güneş sonkez terini damlatacak yanağıma..
belkide bir daha güneş, güneş gibi doğmayacak, rüzgar bulutların fısıltısını ulaştıramayacaktır.
sadece iskeleti kalan uçmayı bile bilmeyen kuşlara
kim bilir güneş belkide kendini bile ısıtamayacaktır.
bulutlar bana bu kadar uzak kalınca.
ve biz yine birbirimizin hiçbirşeyi olacağız tam herşeyi olmuşken..

22 Ocak 2010 Cuma

ateşe koşan kelebekler gibi koştum sana tüm şehir gördü beni, bir tek sen görmedin !


Aşk-ı Lâl
(..suskunluk tehlikeli bir silahtır, lütfen sevilenlerin ulaşamayacağı yerlerde saklayın!)


I

ateşe koşan kelebekler gibi koştum sana
tüm şehir gördü beni,
bir tek sen görmedin.


II

şiir kokan ellerimi tuttun
bedenimdeki arzuyla seviştin
törpüledin korkularımı
gözlerimin kahvesinden içtin
hatırlıyor musun..?
sevdiğin o kadın bendim

III

Rabih dinlemiyorum artık,
heyecanlarını anımsatıyor
Ezginin Günlüğü,
beni sevdiğin günleri
Düş Sokağı,
sevişmelerimizi
benim için sen dinle,
temizlensin kırgınlıklarımın acıyan gülüşleri

IV

ah more! ,bilmiyorum
ben minnacık Giritli bir kadınım
şimdi söyle bana,
ben bu sevdayı hangi denize atayım..?
kahretmesin..! .,bütün denizler mavi,
gözlerine mi atayım..?


V

şairim, sevgilim!
bu ayrılık yazdığın en muhteşem şiirin..



....
more: rumca’da “ulan” demek


'Pelin Onay'

20 Ocak 2010 Çarşamba

Sevdiğin kadar sevilirsin !

bugün soğuk ama güzeldi. 'evdeki düşman' ı izledik değişik bi konusu vardı beğendik. Ce'm biraz zor izledi, pek beğendiği de söylenemez. olsun(: . seviorum sizi canlarım ve manyaklaşmalarımızıda (:
CeBaSiGiMeSu*


haa bide serkanla konuştuk akşam.
ayrılmışlar bide bana söylüo .
özellikle mi?
ne amaçla?
neyse.
ama onunla konuşmayı neden bilmiyorum seviyorum işte.


yarını evde yalnız geçirmeyi planlamaktayım . eğer babam bozmazsa tabii. yollamak gerek onu kendimle kalmak istiyorum. .





Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.

Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar inansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın,
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.

Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak,
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin !

Can Yücel *

19 Ocak 2010 Salı

Aşk, nefrete ne yakınsın !

geberiyorum bu şarkıyı dinlerken .
diken diken oluyorum.
sensin bu şarkı anlamı sensin. .


Ansızın tarifsiz gelir ya,
O zamanlar sormaya cürettin kalmaz olanından..
Feri soluk, niyeti kayıp, dardayım.
Aşk, nefrete ne yakınsın .
Kin kırdı her okşamak istediğimde seni
Elimi gözlerimi gömdüm tebessüme..
Yalnız kendine inkarın,
Sadece senden kaçarsın.
Halin ele verir, anlamazsın. .
Yalan söyleme bana,
Gözlerin anlatıyor herşeyi.
Yalan söyleme bana
Yalan söyleme bana
Gözlerin anlatıyor herşeyi
Zaten yoktur nedeni!
Uzak düşmüşüm kendimden,
Aklım fikrimden
Çaresiz sürükleniyorum
Bilerek peşinden

Yalnız kendine inkarın
Sadece senden kaçarsın
Halin ele verir anlamazsın!

Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.

Sen yine sükutu giyin .
Dilersen hiç konuşma.
Ben kelamlarımı çürüttüm yolunda.
Çarpsada bir tokat gibi yüzüme, her harfi yoluna heceledim.
Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim,
Söz verdim ben bu yüreğe,
Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim!

17 Ocak 2010 Pazar

Kaç kez gittim senden?

Kaç kez gittim senden!..
Yenilgiler yalnız yaşanırdı ve sen her zamankinden daha çok yoktun.
Sensizliğin hiç bir türüne alışamadığımı bilirdin, ama yoktun!..Her zamankinden daha çok yoktun ve benim sana vurulduğumda kesilmemiş cezalara karşı nasıl savunmasız olduğumu bilirdin.

Kaç kez gittim senden!..
Yine sana döndüm, her defasında sana döndüm, zemherilerde yere düşürülmüş bir çiçek kadar çaresizdim; üşüyordum ellerin olmayınca tenimde.Yenilgiler yalnız yaşanırdı ve sen her zamankinden daha çok yoktun.

Kaç kez gittim senden!..
Kendimden gittim, tanımlanmamış yenilgilerimde tek bedeli sensizlikti de ben sensiz yapamazdım; yaşayamazdım iflasını gözlerimde.
İşte bu yüzden, yalnızca bu yüzden kaç kez yine sana döndüm.Kendimle döndüm, sen olmadın.
Her yeni buluşmada biraz daha benimdin ve sen her zamankinden daha çok yoktun.
Kimbilir hangi mevsimlerde unutulmuş bir şarkıydı dudaklarını kanatan.Yanlış basılan notalarda ben hiç olmadım, saklama sakın!..

Kaç kez gittim senden!..
Kendimden gittim sonunda.Tanımlanmamış yenilgilerdi.Bedeli sensizlikti de ben sensiz yapamazdım; yaşayamazdım iflasını gözlerimde.
Sen uzaklıklarda kendini arardın; benim yakınlıklarımsa yalnızca sanaydı.Yalnız kurulmuş denklemlerde çözüm aramak yakışmazdı sana.Olmazdı sevdiğim!..
Her sözün ayrılık üzre fermanlandı ve sen her zamankinden daha çok yoktun

Kaç kez gittim senden!..
Yine sana döndüm, her defasında sana döndüm.
Ellerimi eski sıcaklığınla tutman yeterliydi, bilirdin ama sen her zamankinden daha çok yoktun.
Kaç kez gittim senden,
Kaç kez sana döndüm.

Anlatmak yetmez sevdiğim ve anlamak yetmez.
Birgün sensizliği sana bırakıp düşersem toprağa, korkuyla uyanacaksın gecenin bilinmez bir yerinde.Gözlerinde çiğ tanesi ıslaklıklar.
Buz kesecek elin, ayağın.Sarsılacaksın!..

Bir anı seçeceksin kendine; bu kez hayal olma sırası bana gelecek.
Dudaklarında çok sevdiğimi bildiğin o şarkı...Son kez benden duyacağın şey ''Seni Seviyorum'' olsun...
Ve artık gidiyorum!
Bir daha dönmemek üzere!..