22 Ağustos 2011 Pazartesi

Hatırlarım, hiç gidemem deyişlerinizi.!

Uzun zamandır yazmıyorum. Çok uzun zaman oldu bence. Neden yazmıyorum deyince , cevap bulamıyorum. Yazmak istediğim o kadar çok şey varken aslında. Ama sanki kelimeler parçalanıyor elimde. Yazmak istediğimdeyse zaman olmuyor, hatta bazen şiir bile yazmadığımı farkediyorum. Bu da içimdeki boşluklara daha da ekliyor. .


İnsanlar kaybediyorum. Aslında onlar beni kaybetmiş saymasa da, benim için kayıp. Herkes gidiyor evet, ama herkesi söylemiyorum. En yakınlarım, ya onlar? Kalbim gitti önce, sonra bir dost'um daha.
Çok gençsin, kimler geliyor, geçiyor herkes diyorlar. Bunun hiç bi önemi yok. Kim gelecekmiş, önemi yok -şuanlık- Kim gitti, ben ona bakıyorum.


Bi insan nasıl silebilir geçmişindeki insanları bu kadar çabuk, ve iz kalmadan. Ben silemiyorum. Ve beynim, kalbim almıyor bunu hiç! Ama siliyor işte. En güvendiklerimiz. . Ve gider dediklerimiz gitmiyor bazen. Gitmez dediklerimizin uzaklığı kadar gitmiyorlar..

Ama alışıyor insan bazen, bağışıklık kazanıyor veda etmeye -zorla da olsa-

Ve sevmek, güvenmek benim için bu kadar zorken, bu kadar kaybetmeyi kaldıramıyorum kimi zaman.
Elim telefona gidiyor, 'Karşim' demek istiyorum, Ya da 'Sevgilim' ..
Ama eskisi gibi olmuyor artık, olamaz da ..
Keşke demekten alamıyorum kendimi. .


Ve sevmediğim biri girdi hayatıma, sevgilim diyemiyceğim biri bana sevgilim dedi. Kaldıramıyorum. Herkes gibi olamıyorum. Sevmediğim biriyle beraber olamıyorum. Belki çok kırıldı , incindi. Benim yaşadıklarımı da yaşamış olabilir. Kızıyordur bana. Ama iki günüme sığacak kadar bile sevemedim ben onu.

İşte hayat hep böyle. O* bana derken sevemedim diye, ben başkasına diyorum.



Ve yollar,
Yollar katılıyor hayatıma.
Gidiyorum bu şehirden. Çok uzak olmasa da. Bursa'ya. .
Yeni hayatlara belki.
Kaçınılmazdı zaten bu. Ama keşke yanımdakiler de benimle gelebilseydi. .

Üniversite yeni bi başlangıç. Ama dostluk için değil benim için.
Şimdi yanımda gördüklerim, ve beni de yanında görenler asla son değil.

İşi çabuk bıraktım bu sene. Sabrım mı azaldı yoksa insanlar mı bu kadar acımasız ?
Gerçekten katlamıyorum haksızlığa ve acımasızlığa.
Sinirim gözlerimden taşınca kalıyorum orda.
İnsanlar bencil olmayı bıraksa keşke artık. .

Neyse. Herneyse. Herkes kendi derdinde zaten. .

3 yorum:

Mjora dedi ki...

yeni bir yer , yeni ama sevmek zorunda olmadığın insanların olduğu yer demek(yani en azından hali hazırda sevmediğin insanların olduğu ortamdan uzak , belki yine de sevemeyeceğin insanların bulunduğu ama daha onları tanımadığın için sorun olmayacak bir yer demek)
bana kalırsa , kaybetmiş olmak veya böyle hissetmek çok şey kazandırıyor...eminim ki zamanın her şeyi geçireceğini filan düşünmüyorsundur şuan , ben de zaten bunu ısrarla söyleyemem , ilerde çok daha farklı , sevmediğin şeylerin daha da azaldığı en sonunda da sevebileceğin bir şeyin çıktığı bir zaman gelicektir...(evet bu olur)zaman deyince çok artistlik yapıyormuş gibi olur ama , bazen şu lanet zamanın insanları değiştirdiği gerçeğini unutmamak lazım.
yaşamda sürekli enter'a basmak yerine çoğu zaman backspace'e basarım ki , ilerde doğru düzgün enter'lar girebileyim..ben de bu yüzden duraksadım yazmak konusunda son zamanlarda ama önemli değil bunlar...
son olarak istediğini hissetmek konusunda özgürsen , daha her şeyini kaybetmiş sayılmazsın,mutsuzluk da güzel bazen sahiplendiğin ölçüde...kimse tam anlamıyla mutlu veya istediğini alabilmiş değil...zaman geçiyor,sonrası ise daha nötr daha farklı bir yaşam oluyor , sadece bekle...

Mjora dedi ki...

zaten genel olarak , bir şey için geç kalınmışsa ve çözüm üretilemiyorsa , boşvermek lazım..bunu zaman'a mal etmek de gereksiz...
ayrıca zaman geçer , başka şeyler olur , bunu zaman geçerken anlayamazsın ve ona göre yaşayamazsın...ancak belli bir zaman geçtikten sonra anlarsın..o zaman sorun olmaz , şuan için öyle düşünüyor olsan bile...

İ.x.İ.r dedi ki...

Herkes her zaman her koşulda her yerde kendi derdinde olacak...buna alışmalıyız..