2 Eylül 2011 Cuma

Amanın da amanın kim gelmişşş

Gittiğin düğünü babanın zehir etmesi diye bi'şey var.! Yaniiii böyle kussam içimde 'elbisen kısa, heryerin meydanda, kapat şu önünü, hırka mırka giy üstüne' gibi laflar çıkıcaktı gerçektennn. Yani ben bile utandım o derece .


Sonra, evine misafir olarak gelip, hiiiç çekinmeden kendi evi, kendi eşyaları, kendi buzdolabı (!) gibi kullanan arsız insanlar var. Var yani kaçış yoook. Komşumuzun kamberlik düğününe gelen misafirlerin bizde kalması nedeniyle ev savaş alanıydı. Girdiğim her odada başka bi insan, Yatağımda tanımadığım çocuğun tekii, hatta adam mı desem yani 23-24 yaşlarında sanırım -ve iki eski sevgilime aynı anda benzeyebilen yani zaten 2 tane eski sevgilim var bence.sevgili dediğin severek olur ben başka kimseyi sevmedim ki neyse ben ne diyodum hah bu çocuk bööyylee yayılmış yatıyo benim yatağımda.! Beniiiimmm, ya benim yatağımdan bahsediyorum, benim odamdaki ve benim evimdeki. Onu orda görünce böyle 'huopppp biradeerr' diyesim geldi. Diyemediiiiimmm diyeeeemediimm şarkısı giriş yaptı o an arkadan. Haa bide bu orda yatan çocuğun kardeşinin görümcesi mi ne var bi kız. Tıp mı okumuş ne ama insan olamamış be. Oturuyoruz kahvaltıda, çay koyuyorum biri eğildi şöyle bi kafa, bi baktım, en sevdiğim mor tokaaaammmm -zaten bi tane mor tokam var neyse benim tokam ve benim haberimm yokk. Ya insan bi sorar be abi. Sonra fondöten, ruj, diş macunu ve kremimi de kullanmış bu 'arsız kişilik' Yoook yok sakın böyle yapmayın olm. Sonra kupa kızı söylemişti dersiniz. Demeyedebilirsiniz gerçi farketmez.


Bi de çokk küçüklükten kalma çocukluk aşkı dediğimiz bi'şey var , o çoook komik bişey yaaa. Çocukken böylee söz falan verilir birbirine, biz evlencezzz denir ondan benimkide. Ama en son bunu dediğinde -7 yaşlarında falan, görmüştüm bu oğlanı. Gerçi o zamandan beri fazla büyümüş gibi görünmüyo -sakalı bile çıkmamış. Ama insan görünce bööyle gülesi falan geliyo :D güldüm yani, kahvaltı falan ettik, hoştu, hoş.


Veeee zaman zaman gidip, sonra geri dönen, çok sevilip de kıyılamayan eski sevgili var. Sen onun için gözyaşları dökmeye devam ederek yaşadığın hayatının aslında her parçasında olan, ama senin hayatında yaşamayan sevgili.
Ben onunla feci olmasa da kavgalar edip gitmesini, tamamen sus pus olmasını daa, sonra hiç bi'şey olmamış gibi geri gelmesini de seviyorum yine de(!)
Ne yaparsa yapsın, bu aşk mı, sevgi mi, bağlılık mı bilmiyorum tam. O kadar zaman geçti, 7-8 ay oldu ayrılalı. Hala bi hallerdeyiz. Hem benimle olsun istiyorum. Ama mutlu olsun da nasıl olursa olsun da diyorum. Yani başkasıyla şuan ama 'mutluysa.. olsun' diyorum. Ama geri dönse.. kollarımı açıp bekleyebilirim onu da diyorum. Artık olmaz diyorum, sonra, 'ben herşeyi unutabilirim gelse..' diyorum. Ben ne diyorum bilmiyorum..

Neyse geldi yine benimki. Acaba -sevgilisi varken hemde- bütün eski sevgililerine mi böyle yapıyor, yoksa bana mı sadece. En çok da bunu merak ediyorum. Bi'kere bana sen benim hayatımdaki ikinci yeri farklı olan kişisin demişti. Tabi inanmak istemiştim o zaman. Şimdi bocalıyorum bi yerde. Ama buna inanmak istiyorum.

Ne kadar çok geçse, o kadar unutuyorum yaptığı hataları sanki. Hatalarını unuttukça özlemek olarak yazılıyor beynime. O zaman da onda bulduğum mutluluğu, geldiğinde yine hiç geri çeviremiyorum. Ama artık beni eskisi kadar üzemiyor sanırım, ağlamıyorum. Ama onunlayken hep gülebiliyorum.

Buluşmak istedi. Gitmeden önce son bi gününü ayır bana dedi. Sms'im bitmişti o an. Bu da düşünmek için sebep sanki bana. Ama tabiki de gitmek için can atıyor kalbim. Ya mantıklı olan ne? O varken mantıklı olamıyorum sanki.

Face'ten neden kabul etmiyorsun dedi. İyi böyle dedim. Güldü. Neden öyle dedim, neden güldü bilmiyorum.
Hala ona bağlı olduğumu anlamasın diye belki de, beraber sevdiğimiz şarkılar şiirler hala profilimde onu görmesin diye belki de, ya da sevgilisiyle olan resimleri gözüme girmesin diye de olabilir. His.
Ve taşınmışlar. Açık adresine kadar verdi. Dibindeyken iki adım gelmedin, belki şimdi gelirsin dedi. Gelemem ki, gelsem gidemem.


Ve bazen bütün şiirler sanki seni anlatıyor eski -yalancı sevgilim.
Şu gibi mesela,



''Adınla Seslendim Başkalarına.. Sen bilmezsin, Başkalarına adınla seslendiğim günlerdi.. Uzaktın bana Duymazdın o yüzden Yokluğuna derlenmiş türküleri. Oysa sen varken, Kanayan gecelere merhem olurdu sesin Gülüşün dağıtırdı gözlerimden bulutu Ara sıra gelirdin ya? Ben o zaman anlardım hangi mevsimi soluduğumu... Seninle başlayan bir gün Yine seninle biterdi.. Gecenin bir yarısı Şehrin yollarını adımlarken Ve bağlarken o geceyi sabaha Hayat hiç olmadığı kadar güzeldi.. Bakışlarında mahsur kaldığımda, Deli gibi akardı zaman... Ara sıra hüzünler karışsa da sesine Gecemizi karartmaya yetmezdi... Ve ben ne zaman değsem dudaklarına, Yüzüne bambaşka bir iklim gelirdi.... Sonra gittin... Her gün bir takvim yaprağı, Düştü umutlarımın arasından... Ve durdu gözlerine daldığımda çıldıran zaman! Başkalarına, Adınla seslendiğim günlerim oldu. Gelmedin... Şimdi bilmiyorum hangi mevsimi soluduğumu... ''
Okan Savcı


Herkese iyi kararlar ! :)

27 Ağustos 2011 Cumartesi

Benim umudum var, hayallerim. .

Keşke sevdiğimiz bütün insanlarla -hep- beraber yaşayabilsek.
Keşke gitmek diye bi'şey icat edilmemiş olsa.
Keşke uzaklıklar olmasa hiç
Adım değil ama boşluk olan
Soğukluk olmasa hiç, hiççç. .



Neyse . Hayatı değiştirmek benim elimde değil ki bazen, konuşmak bile boşuna.

Ama bazen herşey çok güzel olucak diyebiliyorum, var yine de umudum..


Ağlanacak kadar kötü değil.
Değil, değil mi?

Artık hiçbir zaman!

Sevgilisiyle fotoğrafını gördüm!
Sanki o ana kadar hiç böyle hissetmemiştim!
Yani onu sevdiğini, ya da ne bileyim, sevebileceğini
Hiç hissetmemiştim .

O sevemez ki. Kimseyi sevemedi. Beni sevemedi. Öyle bi' yeteneği yok onun !

Ama 3 ay oldu, çıkıyorlar hala. Daha önce benden sonra kimseyle bu kadar uzun ilişkisi olmamıştı.

Artık kabullenmeli miyim belki de, gittiğini , bittiğini, bir daha -eskisi gibi asla olmayacağını.
Onunlayken bile hala döneceğini düşünmek elimde değil, kalbimde. .

O zaman neden, nedennn!?
Neden kelimeler biriktiriyorsun hala içinde bir daha olmayacak sevgilim ?
Neden hala geçmişi sorguluyorsun bana ?
Seni affetmemi neden bu kadar çok istiyorsun ?



Ve ne zaman senin gibi biriktirdiklerimi söyleyebilecek kadar yakın olacaksın bana ?

Belki de
- Bir daha hiçbir zaman !

22 Ağustos 2011 Pazartesi

Hatırlarım, hiç gidemem deyişlerinizi.!

Uzun zamandır yazmıyorum. Çok uzun zaman oldu bence. Neden yazmıyorum deyince , cevap bulamıyorum. Yazmak istediğim o kadar çok şey varken aslında. Ama sanki kelimeler parçalanıyor elimde. Yazmak istediğimdeyse zaman olmuyor, hatta bazen şiir bile yazmadığımı farkediyorum. Bu da içimdeki boşluklara daha da ekliyor. .


İnsanlar kaybediyorum. Aslında onlar beni kaybetmiş saymasa da, benim için kayıp. Herkes gidiyor evet, ama herkesi söylemiyorum. En yakınlarım, ya onlar? Kalbim gitti önce, sonra bir dost'um daha.
Çok gençsin, kimler geliyor, geçiyor herkes diyorlar. Bunun hiç bi önemi yok. Kim gelecekmiş, önemi yok -şuanlık- Kim gitti, ben ona bakıyorum.


Bi insan nasıl silebilir geçmişindeki insanları bu kadar çabuk, ve iz kalmadan. Ben silemiyorum. Ve beynim, kalbim almıyor bunu hiç! Ama siliyor işte. En güvendiklerimiz. . Ve gider dediklerimiz gitmiyor bazen. Gitmez dediklerimizin uzaklığı kadar gitmiyorlar..

Ama alışıyor insan bazen, bağışıklık kazanıyor veda etmeye -zorla da olsa-

Ve sevmek, güvenmek benim için bu kadar zorken, bu kadar kaybetmeyi kaldıramıyorum kimi zaman.
Elim telefona gidiyor, 'Karşim' demek istiyorum, Ya da 'Sevgilim' ..
Ama eskisi gibi olmuyor artık, olamaz da ..
Keşke demekten alamıyorum kendimi. .


Ve sevmediğim biri girdi hayatıma, sevgilim diyemiyceğim biri bana sevgilim dedi. Kaldıramıyorum. Herkes gibi olamıyorum. Sevmediğim biriyle beraber olamıyorum. Belki çok kırıldı , incindi. Benim yaşadıklarımı da yaşamış olabilir. Kızıyordur bana. Ama iki günüme sığacak kadar bile sevemedim ben onu.

İşte hayat hep böyle. O* bana derken sevemedim diye, ben başkasına diyorum.



Ve yollar,
Yollar katılıyor hayatıma.
Gidiyorum bu şehirden. Çok uzak olmasa da. Bursa'ya. .
Yeni hayatlara belki.
Kaçınılmazdı zaten bu. Ama keşke yanımdakiler de benimle gelebilseydi. .

Üniversite yeni bi başlangıç. Ama dostluk için değil benim için.
Şimdi yanımda gördüklerim, ve beni de yanında görenler asla son değil.

İşi çabuk bıraktım bu sene. Sabrım mı azaldı yoksa insanlar mı bu kadar acımasız ?
Gerçekten katlamıyorum haksızlığa ve acımasızlığa.
Sinirim gözlerimden taşınca kalıyorum orda.
İnsanlar bencil olmayı bıraksa keşke artık. .

Neyse. Herneyse. Herkes kendi derdinde zaten. .

0153

Kimse benimle konuşma ihtiyacı duymadığında hayatla bağımı kesmek istiyorum.


Sanki o yokken herkes bana düşman

Ve o, aylar , aşklar sonra geri döndüğünde,
-onu aynı yerde beklemediğimi anlamaması için uğraşsam da-
Sanki o an dünya benim etrafımda dönüyor gibi
Onun tek kelimesi bütün aşklara bedel gibi

...
..
.



'' Bir sonraki konuşmamıza ne kadar kaldı sevgilim ? ''


16 Ağustos 2011 Salı

Ben bekleyebilirim.Hayatın baharına tutunup.Kışı geçiririm.Ağlamalarım bitene, yalnızlığım gidene kadar.Uyanırım sabahları,umudumun suyunu veriririm.Bir şarkı söylerim sözlerini bilmediğim.Seni severim o bilmediğim şarkı gibi.Öpüşmeyi özlerim senle.Hiç öpüşmedik ki diyeceksin.Olsun, sen beni sevdin mi hiç?Ama ben seni özleyebiliyorum.Bu da benim yeteneğim.Olmasanda severim seni.Hatta ayrılırım senden, haberin olmaz.






çalıntı.

29 Temmuz 2011 Cuma

29



Tüm güzeller senin,
Tüm güzellikler senin olsun sevgilim


Kabul ettim






Ben çirkinim.

27 Temmuz 2011 Çarşamba

11

Neden söylemediniz bazen unutmak çok kötü.
Beni sevmediğini unutuyorum mesela.
Hatırlamak ağlamama sebep.
Onca şeyi kaldırırken kalbim , neden kaldıramıyor senin olmayan sevgini
Bir kelimen bile yetiyor bazen. .
Beni kandırmana , koşulsuz inanmama.
Hatırlayınca lanetler okuyorum kelimelerine.!


26 Temmuz 2011 Salı

8

Herşey daha da kötüye gitmek için aynı anı bekler.

Hayatın özeti bu..



Bugün çok farklı bir şey olmadı sevgilim. Uyandım, yine seni özledim. Sonra aklıma senin özlemediğin geldi falan. Hep aynı şeyler..

Ve sen yine bunu hissettin.
Şimdi istediğin gibi arkadaş kalacağız. Son kez gözlerine bakacağım, sarılacağım ve hayatımdan sonsuza dek sileceğim.


Tercihler başladı bi de o var.Annem delirdi. tercihlerin daha bugün başladığı değil dokuz gün kaldığına önem veriyo sanırım. Sinirlerim intihar etti.


İşi bıraktım. Tek iyi haber buydu. Ama bütün kötü haberler onu götürdü .



Kan revan içindeyim *

9 Temmuz 2011 Cumartesi

Zamaaanla geçer dediiii zamanla zamaaanla...

İş hayatımın ikinci döneminde daha çok şey öğreniyorum sanki hayatla ilgili. Yani meselaaa;

- İnsanlar 45 kilo olan 18 yaşındaki bir kıza 10 kilo taşıtacak kadar acımasız.

- Yüzüne gülen insanların içinden ne geçtiğini tahmin edebiliyorum. Kardeşinin bile arkasından konuşan bi insan, neler yapabilir ?

- Bazı insanlar senin de bi hayatın olduğunu düşünmüyor.

- Bazı insanların kalbi yok.

- Küçük çocuklar simit yerken bütün susamlarını döküyor. Onlar için susamsız simit yapılmalı bence.

- Mıymışık insanların suratına kese kağıdı geçirip çöpe atasım geliyor.

- Kendisi tatil yaparken senin çalışmanı isteyen bi patron ölümcül hastalıklara yol açabilir.

- Pazar günleri kıymetlidir.

- Sabah erken kalkmak her sabah ölmek gibi bişey O.o

- Çalışmak kahvaltı etmeden sigara içmeye sebep olucak ikinci şey. Birincisi aşk.

- Ve mehmet abi artık yıkansın.





napsambilemedim.http://www.youtube.com/watch?v=SsFqAxyew28

28 Haziran 2011 Salı

Lütfen.

“Arasam, biliyorum açmayacak ya da kalbimden geçen her şeyi bozacak. 
Dönsem, biliyorum özlediklerim aynı olmayacak. 
Başlasak, biliyorum birbirimizden daha çok nefret edeceğiz. 
Bu kadar şeyi biliyorum, ama soluk borumun ucunda sızıya dönüşen hissi ne yapacağımı bilmiyorum”.



Demiş Pucca.

Aynen öyle işte.
Bugün, tam 2 aydır kelimelerimiz çarpışmadı 
Hayatıma yeni yalanlarını fırlatmıyor iki aydır.
İki aydır yüzüne bakamıyorum görsem de
Aynı sokakta bu kadar uzak kapıma
Ve penceresi ışıksız, sonsuz bi gecede , gözüme sigara dumanı kaçmasına sebep oluyor.

Bu kadar yok ama, nasıl da incitiyor beni
Görmüyorken bile

Dokunmuyor
Hissetmiyor

Gülmüyor
Ağlamıyorken


Ve ben hala ona ölüyorken

İşte aşk, kör bi gece .



28Haziran2011


Ee , ben yalnız sen onla .

Bronzlaşmak(:

Lys geçti gitti.
Üstümden ağır bi yük kalktı resmen

Derkeeeen


Şimdi bölüm seçme ağırlığı var. Ben biliyorum ki pdr yada psikolojiye puanım yetemiycek.
O yüzden hem geçerli, hem sevebileceğim bi meslek bulmalıyım. Pof.


Ve Lys üstü hastalık. Hemen denize koşarsam o soğuk havada olcağı bu. İş de bulamadım. Yat dur . Al sana iş diyorum kendime.

E artık yazarım da.
Sonra bol bol film izlerim
Falan filan işte.

o zamaaan ben bu yaaaaz ...

22 Haziran 2011 Çarşamba

Hadi beni güldür biraz ..

Herşey bitiyor
Aşklar, dostluklar, güven, sevgi, bağlılık, inanç!
Herkes gidiyor
Gitmez dediğim herkes
İnancımı da alıp gidiyor

Geriye kalan uzaklıklar, boşluk
O boşlukta düşüyorum
Her gün öle öle
Ama hiç ölemeden

Biri söylese ya
Ne oluyor bu boktan hayatta ?

O.o


Ama yine de ben seni çok seviyorum HayatımınYalancısıAdam. Yine de çok özlüyorum. Düşerken bile
Hadi gel, beni yine güldür biraz .. Ölürken .






Ve yine sorsam sana çok zaman sonra
'Söyle bana küçük adam herkes gider mi?'









12 Haziran 2011 Pazar

Kırmızı

Sorun şu ki,

LYS'ye ALTI gün kaldı.
Ve ben hala burdayım
hala çalışmıyorum
hala türev bilmiyorum
hala integral bilmiyorum
hala binom formüllerini bilmiyorum
hala kombinasyon ve büzükteşlerini bilmiyorum.
hala analitik geometri bilmiyorum !!!



ama bu ne demek biliyorum


'' SIÇTIM '' demek.


ya da


'' ALLAH SEN BİLİRSİN '' demek


Yani ne diim hacılar kısmet.
Ama Ekol Hoca iyi ki varsın cağğnımm <3

P.S : şuonüçgüngeçsinvaryaaaaa
kitaplarımıyakıcamkeyfimebakıcam.
sonrakopucamcoşucamtatilyapıcam

- On üç gün sonra , kafa nereye biz orayaaaa !
Türev'den saygılarla .


Haa bu arada saçımı boyadım, kırmızııııı <3

4 Haziran 2011 Cumartesi

Aslında insan anne ve babasına bile güvenmemesi gerektiğini öğrendiğinde ölüyor zaten .
Bişeyler yazdım.



Sonra düşündüm
Sildim

Zaten kimse duymuyor









28 Mayıs 2011 Cumartesi

Yalnızlıkta kendi sesini bile duyamaz insan.

Yalnızlık yine..

Kendi seçtiğim bi yalnızlığın içinde boğuluyorum artık!
Sonu var biliyorum, mutluluğun, aşkın sonun olduğu gibi yalnızlığın da sonu var
Ama çok ağır değil mi bu ?

Hala kalbimi çarptıran adamın hiç umrunda değilim ben.
HİÇ!
Tam bir ay tek kelime konuşmadık
'İyi misin' diye bile sormuyor artık.
O benim yalnız kalmamı istiyo sanki.
Yok yok ya da,
O beni düşünmüyor ki ne diyorum!



Ama ne o oluyor ne başkası, Ne bu?
Yalnızlık değil de ne?

Bak merak etmiyor kimse
Saatlerce sesim çıkmıyor, kimse takmıyor o olmayınca..
Ama olamıyor..
Hiç bi şekilde olamıyor.
20 gün kaldı sınava.
Bugün de çalışmadım demekten bıktım .
Biraz paramparça etmeyi bıraksan beni!?







Keşke adımlarım da uzak olsaydı senden kalbin kadar.
Gelip de sokağıma taşınmasaydın be adam!
Pencereni görmeseydim sigara içerken!
Uyandığım da ilk arabana bakmasaydım.
Ya da
Adını duymasaydım birilerinden..
Benim adım da geçmeseydi laflarında hiç!
Gidiyorsun da onu bile beceremiyorsun!
Bari her pisliğini alıp da gitseydin.
Tek parçan değmeseydi bana.!



Senle beraber olsak da sevgilim
Ayrılsakta, ölsek de bu yolda
Hep yalnızlık yalnızlık
Yalnızlık ömür boyu. .
Hep yalnızlık var sonunda,

26 Mayıs 2011 Perşembe

LaLaLaaaa

*Lys'ye çok az kaldı ya çok canım sıkılıyor lan, çalışasım yokk..

*Böbrek taşım varmış benim, ayık olun .

*İlk topuklu ayakkabımı aldım kalp kalp kaaallpp onaa + resmini ekleyememek koyar adama.

*Teo'mun yeni albümüne taparımm

*Ha, Rüyamda Cem Adrian'ı görüyorum lan paso, konserin tamamına kalamayınca içine oturur insanın .

Neysebengideyimdedersçalışayım napayım.
Zaten YÖK'e, ÖSYM'e laf yok! Bizim şifremiz yok ki abi! 

22 Mayıs 2011 Pazar

Çok mu zor bi kelime !?

Kendime yalan söyledim
Yalnızım bunu ben istedim
Paramparça bütün aynalar
İçimde kan revan birisi varr !!

Çünkü, onu bu kadar sık görmeyi unutmuşum.
Özlemeye alışıyor bazen insan işte.
Seksendört konserinde bütün şarkılarda aklıma gelen oydu evet, o kimleyken..

Ama çoktan alıştım ben onsuzluğa..
Boşver beeee ! Hayat çok boktan zatenn !!







19 Mayıs 2011 Perşembe

               












                                             “Her yol neden sana çıkıyor uzun adam?” diye düşündü kadın. “Onca zamandır neden kurtulamıyoruz birbirimizden? Ve madem kurtulamıyoruz, neden ömürlerdir elini tutamıyorum? Neden dokunamıyorsun saçlarıma?”