Az önce babamla 3 günün en uzun konuşmasını yaptık. 3 soru, 3 cevap. Evet konuşmuyoruz.
Sebebi beni değiştirmek istemesi. Neden insanları olduğu gibi kabul edemeyiz ki? Buyum ben baba. Yanlışlarım ve doğrularımla ben buyum. Ama babam öyle biri ki, kendine göre salt düşünceleri var. Asla değişmez. Öyle diyorsa o doğru.
Neyse. Elbet düzelir eskisi gibi oluruz. Ama üzülüyorum elbet. Biriyle kırgın, küs olunca aklıma hep öldüğü falan gelir. Ne yaparım o zaman diye düşünür üzülürüm. Çok uzun küs kalamam bu yüzden kimseye. Bu ailemse daha da az.
Geçen yaz staj yapmak için yurtdışına gidicektim. Gitmedim. Ve sebebi başkası yapsa kızacağım şey. Ailemden uzak kalamam diye. Daha doğrusu başka sebepler de var tabii. Ama dedemin ölmesi, annemin tabii olarak çok etkilenmesi ve benim 4 dersimden ff alarak yaz okuluna kalmam bu sebeplere tuz biber oldu.
Annemi bırakamam dedim.
Ya ben yokken ona bişey olursa? Ya ölürse. Bunları düşünme dedi herkes. Düşünürüm ben. Kendime acımam yokurt. Gerçekçi olmak daha iyidir.
Neyse. Sonuç olarak gitmedim. Üzüldüm tabi ki. Ama derslerimi düzelttim. Ailemin yanında durdum.
Ve şimdi okul bitince ondan daha uzun süreli olarak gitmem söz konusu. Bilmiyorum yapabilir miyim.
Herkes bi zaman sonra ailesinden ayrılmalı evet. Kabul ediyorum. Ama sanırım ben acı çekmekten korkuyorum. Ve yalnız kalmaktan. Kaybetmekten.
Kaybetmekten korkarak büyüdüm çünkü ben. Annem hastaydı ve hep kaybetmekten korktum. Bi gün aşabilir miyim buni bilmiyorum. Korkularımı unutabilir miyim?
Korkularımız olmasa daha mı özgür olurduk sanki?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder